Kategoriler
Bildirgeler

Türkiye’de İnternetin 33. Yılı Basın Açıklaması: İnternet Yaşamdır!

12 Nisan 2026, Türkiye’nin İnternet’le tanışmasının 33. yıldönümü. “İnternet Yaşamdır!” öğretisini sahiplenen örgütler olarak bu yıldönümünde de İnternet’in ülkemizdeki durumunu ve geleceğini değerlendirmek üzere kamuoyuna sesleniyoruz.

İnternet, yalnızca bir teknoloji ya da iletişim aracı değildir; eğitim, sağlık, ekonomi, kamu hizmetleri ve toplumsal katılımın vazgeçilmez temeli, çağdaş yaşamın ayrılmaz parçasıdır. Ne yazık ki bu özgürleştirici ve dönüştürücü gücün ülkemizde baskı, sansür ve yetersiz altyapı engelleriyle karşı karşıya olduğu bir dönemi daha yaşıyoruz.

Son bir yılda yaşanan gelişmeler, dijital haklarımızın korunması ve İnternet’in potansiyelinin tam olarak kullanılabilmesi için ivedi adımlar atılması gerektiğini bir kez daha gözler önüne seriyor.

SANSÜR VE ERİŞİM ENGELLERİ (2025-2026)

Geride bıraktığımız 2025-2026 dönemi, Türkiye’de dijital ifade özgürlüğü açısından karanlık bir yıl olarak kayda geçmiştir. Kullanıcılar, İnternet’in sunduğu bilgiye erişim ve ifade özgürlüğü haklarını kullanırken sürekli engellemelerle karşılaşmıştır. Bu engellemeler, hem yasal düzenlemeler hem de yasal dayanağı olmayan uygulamalar aracılığıyla sistematik bir hal almıştır.

2025 yılı boyunca Türkiye’deki İnternet kullanıcıları, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) tarafından uygulanan bant daraltma yöntemleri nedeniyle toplam 63 saat boyunca sosyal medya platformlarına erişememiş; sosyal medya âdeta “fiilen” kapatılmıştır. Bu kısıtlamalar, genellikle toplumsal infial yaratan olayların veya siyasi gelişmelerin ardından devreye sokularak kamuoyunun gerçek zamanlı bilgiye ulaşması engellenmiş, halkın haber alma ve bilgi edinme hakkı askıya alınmıştır. Dijital alan üzerindeki kontrolün ne denli ileri gidebildiğini gösteren bu uygulamalar nedeniyle yurttaşlar olup biteni öğrenmekten alıkonulmuş; bu durum, VPN kullanımında rekor artışlara ve yurttaşların sansürü aşma çabalarına yol açmıştır.

Bu dönemdeki en somut ve dikkat çekici örneklerden biri 19 Mart 2025’te İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik operasyon ve Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınmasıyla eşzamanlı olarak yaşanan bant daraltma uygulamasıdır. NetBlocks tarafından da doğrulanan bu kesintiler, X (eski adıyla Twitter), YouTube, Instagram ve TikTok gibi popüler sosyal medya platformlarını 42 saat boyunca etkilemiştir. Ayrıca, Temmuz 2024’te Kayseri’deki mülteci karşıtı protestolar sırasında İnternet erişiminin bir hafta boyunca bant daraltma yöntemiyle kısıtlandığı da belleklerimizde iz bırakmıştır. Bu olaylar, siyasi ve toplumsal gelişmelerin İnternet erişimine doğrudan müdahale aracı olarak kullanıldığının en açık göstergesidir.

FreeWebTurkey’nin 2025 İnternet Sansürü Raporu’na göre, yılın ilk yedi ayında toplam 1.306 içerik ve 3.330 URL erişime engellenmiştir. Bu engellemelerin en yaygın gerekçesi, %38’lik oranla 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’un 8/A maddesi uyarınca “milli güvenlik ve kamu düzeninin korunması” olmuştur. Raporda, Anayasa Mahkemesi’nin 2023 yılında iptal ettiği 5651 sayılı kanunun 9. maddesi (kişilik hakları ihlali) yerine, bu muğlak ve geniş yorumlanmaya açık 8/A maddesinin ikame edildiği gözlemlenmiştir. Bu durum, yargı kararlarının etrafından dolanılarak sansür mekanizmasının hukuksal kılıf değiştirdiğini ortaya koymaktadır.

Ayrıca, 2024 yılında erişime engellenen Discord ve Wattpad gibi genç kullanıcılar arasında popüler olan platformlar, 2025 yılı boyunca da kapalı kalmıştır. Bu tür platform bazlı yasaklar, özellikle genç kuşaklarda devlete karşı derin bir yabancılaşma ve “dijital klostrofobi” duygusu yaratmıştır.

İfade Özgürlüğü Derneği raporlarına göre küresel sosyal medya platformları, kullanıcı haklarını savunmak yerine yargısal ve çoğu zaman otoriter nitelik taşıyan idari taleplere uyum sağlama refleksi göstermektedir. Bu durum giderek bir “dijital itaat rejimi”ne dönüşürken, yayımlanan şeffaflık raporları da yalnızca bir “şeffaflık yanılsaması” üretmektedir.

Yasal düzenlemeler cephesinde ise Mart 2025’te kabul edilen 7545 sayılı Siber Güvenlik Yasası, çevrimiçi ifade özgürlüğünü ve mahremiyeti kısıtlama araçlarının en yenisi olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu yasa, yetkililere mahkeme kararıyla Türkiye’de barındırılan her türlü veriye geniş erişim hakkı tanımakta ve çevrimiçi veri sızıntıları hakkında “yanlış bilgi” yaymanın beş yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılmasını öngörmektedir. Bu düzenleme, kullanıcılar üzerinde ciddi bir otosansür baskısı yaratmaktadır.

Adalet Bakanı, 3 Nisan 2026’da sosyal medya hesaplarına ilişkin yeni bir düzenleme üzerinde çalıştıklarını, bu düzenlemenin yürürlüğe girmesiyle birlikte üç aylık geçiş sürecinin ardından sosyal ağların yalnızca kimlik doğrulaması ve eşleştirmesiyle kullanılabileceğini, anonim hesapların kapatılacağını belirtirken platformların bu koşulları kabul ettiğini, bu konuda anlaşmaya vardıklarını açıklamıştır. Bir süredir çeşitli odaklarca kamuoyunda sıkça gündeme taşınan bu uygulama, yine kullanıcılar için yeni bir gözetim ve sansür mekanizması olacaktır.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) de 2024 sonu ve 2025 başındaki kararlarında Türkiye’deki dijital ifade özgürlüğü ihlallerine dikkat çekmiştir. Örneğin “Binali Erdoğan v. Türkiye” başlıklı davada AİHM, sosyal medya paylaşımları nedeniyle verilen hapis cezalarının ve kamu görevinden çıkarmaların ifade özgürlüğü ihlali olduğunu teyit etmiştir. AİHM’nin geçmiş kararlarında da belirttiği üzere, İnternet içeriğine erişimin engellenmesi ve sosyal medya platformlarına yönelik geniş kapsamlı yasaklar, bilgiye erişim hakkını ihlal etmekte ve orantısız müdahale oluşturmaktadır. Bu kararlar, Türkiye’nin İnternet sansürü ve gazetecilere yönelik yargısal taciz konusunda sistematik bir ihlalci olduğunu uluslararası düzeyde tescillemektedir.

İnternet’in kişilerin iletişiminden toplumsal gelişime katılımına, suç ve suça teşvik konusu paylaşımlar hariç olmak üzere, özgürlüklerin ve katılımcı demokrasinin genişletilmesine kadar pek çok olumlu kullanımı, sansür ve baskıcı yöntemlerle engellenmektedir. Temsili demokrasinin sınırlarının kaldırılması ana hedef olmalıyken mevcut yetersiz demokrasi anlayışına bile tahammül edilememesini anlamak mümkün değildir.

ALTYAPI VE EKONOMİK ENGELLER

İnternet erişimi, çağımızda en temel insan hakkı olarak kabul edilmesine karşın Türkiye’de altyapı yetersizlikleri ve ekonomik kısıtlar, bu hakkın tam olarak kullanılması önünde ciddi engeller oluşturmaktadır.

Türkiye’de İnternet artık yalnızca kısıtlı değil, aynı zamanda bilinçli biçimde ihmal edilmiş bir altyapının kurbanıdır. Yetersiz yatırımlar, düşük hızlar ve çok yüksek fiyatlar milyonlarca insanı nitelikli İnternet erişiminden yoksun bırakmaktadır. Tüm bunlar, sayısal uçurumu derinleştiren, dijital eşitsizliği artıran yapısal bir soruna işaret etmektedir.

TMMOB Bilgisayar Mühendisleri Odası’nın (BMO) Şubat 2025’teki açıklamasına göre, Türkiye’nin İnternet hızı dünya ortalamasının çok altında seyretmektedir. Mobil İnternet hızı 49,76 Mbps iken, sabit İnternet hızı sadece 48 Mbps olarak ölçülmüştür. Bu verilerle Türkiye, sabit İnternet hızında dünya sıralamasında 102. sırada yer alarak dünya ortalamasının %50 altında kalmaktadır. Bu durum, gerekli altyapı yatırımlarının zamanında yapılmamasının doğrudan bir sonucudur ve Türk Telekom üzerindeki denetim eksikliğiyle ilişkilendirilmektedir.

Fiber optik altyapı, İnternet erişiminin temelini oluşturmaktadır. Türkiye’de fiber altyapı uzunluğu BTK 2024 Faaliyet Raporuna göre 605 bin km’ye ulaşmış olsa da benzer nüfuslu ve coğrafi büyüklüğe sahip Fransa’daki 11 milyon km’lik fiber altyapıyla karşılaştırıldığında bu uzunluğun ne denli yetersiz olduğu açıkça görülmektedir. Bizler, kentsel dönüşüm projeleriyle bütünleşik olarak “her eve fiber optik kablo çekme” zorunluluğu getiren yasal düzenlemelerin gereğince uygulanması ve denetlenmesini; özellikle kırsal bölgelerde geniş bant İnternet projelerinin, afetlere direnci de göz önünde bulundurarak ivedilikle başlatılmasını istiyoruz.

Yönetimi ve hisseleri tümüyle kamuya ait olan Varlık Fonu’na devredilen Türk Telekom’un 2025 yılının üçüncü çeyreğinde elde ettiği 59 milyar liralık gelirin yaklaşık yüzde 45’inin brüt kâr olduğu göz önüne alındığında, altyapı yatırımlarının eksikliğinin maddi sorunlara bağlı olmadığı görülmektedir.

Altyapı sorunlarının yanı sıra iletişim hizmetlerine erişimin ekonomik yükü de vatandaşlar üzerinde giderek artmaktadır. GSM ve İnternet faturalarında %50 ile %100 arasında çok yüksek artışlar yaşanmış, bu durum ekonomik zorluklar içindeki geniş toplum kesimleri için ek bir yük oluşturmuştur. Ayrıca, 1999 Marmara Depremi sonrası yürürlüğe konan ve kalıcı hale gelen Özel İletişim Vergisi, 2025 yılında hat başına aylık 47,91 TL olarak yansıtılmaya başlanmıştır. İnternet hizmetlerinde, kanunen temel gereksinim olarak belirtilmesine karşın %20 oranında uygulanan Katma Değer Vergisi ve %10’a çıkarılan Özel İletişim Vergisi ile birlikte İnternet faturalarının yaklaşık dörtte birini vergiler oluşturmaktadır.

Haberleşme özgürlüğü anayasal bir hak olmasına rağmen bu hakkın kullanımı üzerinden alınan yüksek vergiler, mağduriyet yaratmakta ve İnternet erişimini lüks haline getirmektedir.

DİJİTAL AKTİVİZM VE UMUT

Tüm bu baskı ve engellemelere karşın İnternet’in toplumsal örgütlenme ve hak arama mücadelesindeki gücü, geride bıraktığımız yılda da kendini göstermiştir. Dijital platformlar, yurttaşların seslerini duyurduğu, haksızlıklara karşı birleştiği ve hatta ekonomik sonuçlar doğuran eylemler organize ettiği bir ortam olmaya devam etmiştir.

Bu dönemin en çarpıcı örneklerinden biri, 2 Nisan 2025’te sosyal medya üzerinden organize edilen ekonomik boykottur. Hayat pahalılığı ve enflasyon karşısında ezilen kitleler, dijital platformlar aracılığıyla genel bir tüketim grevi gerçekleştirmiştir. Toplum Çalışmaları Enstitüsü verilerine göre bu boykot Türkiye genelinde tüketim talebinde %26’lık bir düşüşe neden olarak dijital örgütlenmenin ekonomik sisteme doğrudan, ölçülebilir ve sarsıcı bir darbe vurabileceğini kanıtlamıştır. Bu eylem, İnternet’in bir “deşarj alanı” değil, somut sonuçlar üretebilen güçlü bir aktivizm platformu olduğunu göstermiştir.

SONUÇ VE ÇAĞRI

Türkiye’de İnternet’in 33. yılına girerken, değerli hocamız Mustafa Akgül’ün “İnternet Yaşamdır!” vizyonunu bir kez daha sahipleniyor ve İnternet’in sadece bir teknoloji değil, bireysel özgürlüklerin, toplumsal gelişimin ve demokratik katılımın vazgeçilmez ortamı olduğunu vurguluyoruz. Ancak yalnızca son bir yılda yaşananlar bile bu yaşam alanının baskı, sansür ve yetersiz altyapı tehdidi altında olduğunu göstermektedir. AİHM kararları, bu tehdidin uluslararası düzeyde de tescillendiğini ortaya koymaktadır.

Bizler, tüm kamuoyunu ve karar alıcıları, uluslararası düzenlemelerde yer alan ilkelere bağlı kalmaya çağırıyoruz. Bu ilkeler ışığında:

  • Sansürsüz ve Erişilebilir İnternet: 5651 sayılı kanunun ifade özgürlüğünü kısıtlayan maddelerinin ve Mart 2025’te yürürlüğe giren 7545 sayılı Siber Güvenlik Yasası’nın dijital hakları ihlal eden hükümlerinin kaldırılmasını, keyfi erişim engellemelerine ve bant daraltma uygulamalarına son verilmesini istiyoruz. AİHM’nin sosyal medya paylaşımları nedeniyle verilen cezaları “ifade özgürlüğü ihlali” sayan kararlarının ulusal yargı tarafından da esas alınması gerektiğini vurguluyoruz.
  • Hızlı ve Kaliteli Altyapı: Türkiye’nin İnternet hızında dünya standartlarını yakalaması için acil altyapı yatırımlarının ivedilikle yapılmasını, her eve fiber İnternet erişiminin sağlanmasını ve kırsal bölgelerdeki sayısal uçurumun kapatılmasını istiyoruz.
  • Ekonomik ve Adil Erişim: İletişim hizmetlerindeki zamların durdurulmasını, “Özel İletişim Vergisi” veya benzeri adlarla uygulanan ek yüklerin kaldırılmasını, İnternet erişimin herkes için kolaylıkla karşılanabilir düzeyde ve ucuz olmasını istiyoruz.
  • Şeffaflık ve Hesap Verebilirlik: Sosyal medya platformlarının içerik kaldırma ve erişim engelleme kararlarında tam şeffaflık sağlamasını, kamu otoriteleri ile platformlar arasındaki ilişkilerin denetlenebilir olması gerektiğini savunuyoruz.
  • Dijital Hakların Korunması: Dijital gözetim uygulamalarına son verilmesini, Kişisel Verilerin Korunması Kanununun etkin biçimde uygulanmasını ve yapay zekâ gibi yeni teknolojilerin algoritmik önyargılardan arındırılarak insan haklarına saygılı, insan onurunu temel alan şekilde geliştirilmesini istiyoruz.

İnternet’e erişimin temel bir hak olduğunu, sansürün (erişim engeli, sözcük yasakları, merkezi filtreleme) hak ihlali olduğunu ve ağ tarafsızlığının korunması gerektiğini bir kez daha vurguluyoruz.

Toplumun dijital haklar mücadelesindeki kararlı tutumunu sürdürdüğünü, İnternet’in demokratikleşme yolundaki katkısının vazgeçilemez olduğunu ve doğru stratejilerle önemli değişimler yaratabileceğini vurguluyoruz.

İnternet, lüks değil, yaşamsal önemde bir haktır. Bu hakkın korunması ve geliştirilmesi, demokratik toplumun ve bilgi çağının gereğidir. Sansürsüz, hızlı, ucuz ve özgür bir İnternet için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz.

İnternet Yaşamdır!

  • Dernekler
  • Alternatif Bilişim Derneği  
  • İnternet Derneği (ISOC-TR)   
  • İnternet Teknolojileri Derneği (İNETD)
  • Linux Kullanıcıları Derneği (LKD)
  • Özgür Yazılım Derneği
  • Pardus Kullanıcıları Derneği (PKD)
  • Meslek Odaları
  • TMMOB Bilgisayar Mühendisleri Odası (BMO)
  • TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası (EMO)
Kategoriler
Uncategorized

Bir Mustafa Akgül Portresi” belgeseli ilk gösterim

12 Nisan Pazar günü İnternetin Türkiye’de genel kullanıma açılışının 33. yıl dönümünü kutluyoruz. Bu önemli günde değerli hocamız Doç. Dr. Mustafa Akgül için hazırlanan ve yönetmenliğini Murat Aksoy’un yaptığı “Bir Mustafa Akgül Portresi” belgeseli de ilk defa gösterime sunulacak.

Bu özel günde birlikte, birlik olmayı diliyoruz.

Sizleri de aramızda görmekten büyük mutluluk duyacağız.

İnternet Yaşamdır!

Tarih ve Saat:
12 Nisan Pazar 14:00-16:00

Yer:
Üsküdar Belediyesi
Mimar Sinan Mahallesi. Çavuşdere Caddesi. No:35
Üsküdar Belediyesi Nikah Sarayı Beyaz Salon 5. Kat
Üsküdar/İstanbul

Kayıt:
Etkinlik için kayıt gerekmiyor!

Kategoriler
Etkinlikler Haberler

21. Olağan Genel Kurul Toplantı Çağrısı

Derneğimizin 21. Olağan Genel Kurulu, 21 Nisan 2026 Salı günü saat 10:00’da, çoğunluk sağlanması halinde aşağıda belirtilen adreste gerçekleştirilecektir:

📍 Vali Doktor Reşit Sok. No:6/1
06690 Çankaya / Ankara

İlk toplantıda yeterli çoğunluğun sağlanamaması durumunda, ikinci toplantı 10 Mayıs 2026 Pazar günü saat 10:00’da aşağıdaki adreste yapılacaktır:

📍 TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası Genel Merkezi
Ihlamur Sok. No:10/2
06440 Çankaya / Ankara

Tüm üyelerimizi genel kurulumuza katılmaya davet ederiz.

Kategoriler
Etkinlikler Haberler

Mustafa Akgül Özgür Yazılım 2026 Kış Kampı Başlıyor!

Linux Kullanıcıları Derneği ve Afyon Kocatepe Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Kulübü, Yazılım Mühendisliği Kulübü, Bilişim Topluluğunun organizasyonunu üstlendiği etkinlik bu yıl 4-8 Şubat 2026 tarihleri arasında 5 gün olarak Afyon Kocatepe Üniversitesi Ahmet Necdet Sezer Kampüsü’nde yapılıyor.

Linux ve özgür yazılım felsefesini Türkiye’de yaygınlaştırmayı amaçlayan bu etkinlik, köklerini 1999 yılında Akademik Bilişim Konferansları öncesi düzenlenen kurslara dayandırıyor. 2019 yılından itibaren Mustafa Akgül Özgür Yazılım Kış Kampı adıyla organize edilen etkinlik, GNU/Linux ve çeşitli özgür yazılımları, alanında uzman gönüllü eğitmenler aracılığıyla katılımcılara tanıtmayı hedefliyor.

Kamu ve özel sektör çalışanlarının yanı sıra üniversite öğrencilerinin de katılabileceği kampta, farklı bilgi seviyelerine uygun eğitimler paralel sınıflarda sunulacak. Eğitimlere katılım tamamen ücretsiz olup katılımcıların yalnızca yol, konaklama ve yemek masraflarını karşılamaları gerekecek.

4 Şubat’ta başlayıp 8 Şubat’ta sona erecek olan bu özel etkinlik, özgür yazılımın yaygınlaşması ve öğrenilmesi adına önemli bir fırsat sunacak.

Takvim:

  • Katılımcı Başvuruları 19 – 26 Ocak 2026
  • 1. Tur Yerleştirmeler 27 – 28 Ocak 2026
  • 2. Tur Yerleştirmeler 29 – 31 Ocak 2025
  • KAMP 4 – 8 Şubat 2026

2026 Kış Kampı Kursları

  • Bitcoin’i Anlamak: Sayısal Kriptografi ve Blokzincire Giriş
  • GNU/Linux Sistem Yönetimi 0.5
  • GNU/Linux Sistem Yönetimi 1.5
  • GNU Radio ile Uygulamalı Haberleşme Sistemleri
  • HTTP (Web) Servisinin Yönetimi
  • Kubernetes ve Konteyner Dünyasına Giriş
  • Linux İç Yapısı: (e)BPF / XDP’ye Giriş
  • Unix Terminal Anatomisi
  • Mikroservisler ile DevOPS
  • Modern Sanallaştırma Pratikleri: Kata Containers ve Firecracker ile MicroVMlere Giriş
  • Opentelemetry ile Uygulama İzleme
  • Python ile Temel Programlama
  • R ile Veri Görselleştirme
  • Yapay Zekaya Giriş

Kampa başvurularınızıhttps://kayit.linux.org.tr adresi üzerinden yapabilirsiniz.

Eğitim detayları için https://kamp.linux.org.tr/2026-kis bağlantısını ziyaret edebilirsiniz.

Kategoriler
Haberler

Dr. Mustafa Akgül’ü, aramızdan ayrılışının sekizinci yılında, saygı, sevgi ve özlemle anıyoruz

Derneğimizin kurucularından, onursal başkanımız, GNU/Linux’un ve özgür yazılımların ülkemizde yaygınlaşması için en yoğun çaba harcayanlardan biri olan Doç. Dr. Mustafa Akgül’ü, aramızdan ayrılışının sekizinci yılında, saygı, sevgi ve özlemle anıyoruz. Kırıntılar… https://akgul.linux.org.tr

Kategoriler
Etkinlikler Haberler

Mustafa Akgül Özgür Yazılım 2025 Yaz Kampı

Bu yıl 25. yaşını kutlayan Linux Kullanıcıları Derneği ve Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi’nin değerli işbirliği ile düzenlenen Mustafa Akgül Özgür Yazılım Yaz Kampı, 23-31 Ağustos 2025 tarihleri arasında, 9 tam gün boyunca Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Gölköy Yerleşkesi’nde gerçekleşecek.

Linux ve özgür yazılım felsefesini Türkiye’de yaygınlaştırmayı amaçlayan bu etkinlik 2010 yılında 1 sınıf, 35 katılımcı ve 10 gün ile başlayan “Linux Yaz Kampı”, 2018 yılına geldiğimizde artık 20+ sınıf, 15 farklı konu, 500+ katılımcı, 70+ eğitmen ile 15 günlük bir “Özgür Yazılım Yaz Kampı” olarak adlandırılmıştır. Kampa büyük emekler veren Mustafa Akgül’ün vefatı sonrası kampın adı Mustafa Akgül Özgür Yazılım Yaz Kampı olarak değiştirilmiştir.

Artık bir marka haline gelmiş ve öncü bir organizasyon olan kampımız, yıllar içerisinde Türkiye’de birçok kurumun daha küçük çapta benzer kamp organizasyonları düzenlemesi için örnek olmuştur.

Kamu ve özel sektör çalışanlarının yanı sıra üniversite öğrencilerinin de katılabileceği kampta, farklı bilgi seviyelerine uygun eğitimler paralel sınıflarda sunulacak. Eğitimlere katılım tamamen ücretsiz olup katılımcıların yalnızca yol, konaklama ve yemek masraflarını karşılamaları gerekmektedir.

23 Ağustos’ta başlayıp 31 Ağustos’ta sona erecek olan bu özel etkinlik, özgür yazılımın yaygınlaşması ve öğrenilmesi adına önemli bir fırsat sunacak.

Takvim:

  • Katılımcı Başvuruları 17 – 27 Temmuz 2025
  • 1. Tur Yerleştirmeler 28 Temmuz – 01 Ağustos 2025
  • 2. Tur Yerleştirmeler 02 – 06 Ağustos 2025
  • KAMP 23 – 31 Ağustos 2025

Kurslar:

  • Ağ Yönetimine Giriş
  • Blokzincir’e Giriş ve Ethereum ile Akıllı Sözleşmeler
  • C ve Assembly Programlama ile Linux Çekirdeğine Bir Bakış
  • GNU/Linux Sistem Yönetimi 1. Düzey
  • GNU/Linux Sistem Yönetimi 2. Düzey
  • Linux İç Yapısı: (e)BPF’e Giriş
  • PHP & Laravel & Vue.js ile Yapay Zeka Destekli Yazılım Geliştirme
  • Python ile Programlamaya Giriş
  • Python ile Yapay Zeka
  • Sayısal Kriptografi ve TersKod Mühendisliğine Giriş

Kampa başvurularınızı https://kayit.linux.org.tr adresi üzerinden yapabilirsiniz.

Eğitim detayları için https://kamp.linux.org.tr/2025-yaz bağlantısını ziyaret edebilirsiniz.

Kategoriler
Etkinlikler Haberler

20. Olağan Genel Kurul Tamamlandı

Derneğimizin 20. Olağan Genel Kurulu 26 Nisan 2025 tarihinde TMMOB Makina Mühendisleri Odası Eğitim ve Kültür Merkezi’nde tamamlandı. Genel kurulda tüzük değişiklikleri kabul edildi ve dernek organları için seçim yapıldı. Genel kurul sonucunda oluşan yönetim kurulu, denetim kurulu ve disiplin kurulu üyeleri aşağıdaki gibidir.

YÖNETİM KURULU

  • ENDER KELLECİ
  • BERİKA ŞENER
  • AYDIN YAKAR
  • TÜRKER GÜLÜM
  • BAHRİ MERİÇ CANLI

DENETLEME KURULU

  • BORA GÜNGÖREN
  • ADİL GÜNEŞ AKBAŞ
  • GÖKHAN SAKAR

DİSİPLİN KURULU

  • DORUK FİŞEK
  • VOLKAN EVRİN
  • HAZAL KAYA

Kategoriler
Etkinlikler Haberler

25. Kuruluş Yıl Dönümü Anıtkabir Ziyaretimiz

Derneğimizin 25. Kuruluş Yıldönümü dolayısıyla, Yönetim Kurulu Başkanımız Sayın Türker Gülüm ve bazı dernek üyelerimizin katılımıyla mozoleye çelenk sunulmuş; ardından Misak-ı Milli Kulesi’nde Anıtkabir Özel Defteri’ne aşağıdaki ifadeler yazılmıştır.

Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk,

Linux Kullanıcıları Derneği’nin 25. kuruluş yılında, manevi huzurunuzda bulunmaktan onur ve gurur duyuyoruz.

“Bağımsızlık ve özgürlük benim karakterimdir.” sözünüz bizlere daima rehber olmuş, yolumuzu aydınlatmıştır.

Biz de, Devrimlerin ve Cumhuriyetimizin sahibi ve bekçileri olarak, dayanışma içinde özgürlüğümüzü ve egemenliğimizi savunup koruyacağımıza yürekten söz veriyoruz.

Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür üyelerimiz adına saygılarımızı sunarım

Türker Gülüm
Linux Kullanıcıları Derneği
Yönetim Kurulu Başkanı

Kategoriler
Etkinlikler Haberler

Linux Kullanıcıları Derneği’nin 25. Yılı Kutlu Olsun!

1995 yılında “Türkiye Linux Kullanıcıları Grubu” olarak başlayan yolculuğumuzda bugün dernek olarak 25. yılımızı kutlamanın gururunu yaşıyoruz.
2000 yılında dernekleşmemizle birlikte, özgür yazılımın yaygınlaşması ve Linux’un ülkemizde benimsenmesi için birlikte emek verdik, birlikte büyüdük.

Bu önemli dönüm noktasında emeği geçen herkese teşekkür ediyor, özgür yazılımla dolu nice yılları birlikte karşılamayı diliyoruz.

Özgürlükle kalın,

Kategoriler
Bildirgeler Haberler

İnternet Kullanıcı Hakları Bildirgesi

12 Nisan Türkiye’de İnternet’in genel kullanıma açılışı olması nedeniyle İnternet’in yaş günü olarak kabul edilmektedir.

Bu yıl, Türkiye’de İnternet’in 32. yılı.

2012 yılında başta Mustafa Akgül hocamızın emekleri ve bazı STK’ların da desteği ile İnternet Kullanıcı Hakları Bildirgesi yayımlanmıştı. Geçtiğimiz süre içinde bu bildirge güncelliğini korumaya devam etti. Bugün bildirgeyi kez daha ve mümkünse hep birlikte toplumla paylaşmanın yararlı olacağı kanaatindeyiz.


  1. İnternet‘e erişim temel bir haktır.
  2. Devlet gerekli yasal düzenlemeler ve icra organlarıyla bu hakkı güvence altına almakla yükümlüdür.
  3. İnternet‘e erişim için gerekli olan altyapı teknolojilerinden, mümkünse ücretsiz ya da olabilecek en az bedeller karşılığında faydalanabilmek herkesin hakkıdır.
  4. Ulusal/fiziki sınırların olmadığı, evrensel bir ortam olan internette kullanıcılar, hiçbir sınıfsal, ulusal, kültürel, cinsel, dinsel vb. ayrımlar gözetilmeksizin eşittirler.
  5. İnternet‘in etkin biçimde kullanılabilmesi için gerekli güncel bilgileri temel eğitim sisteminin bir parçası haline getirmek bir kamu sorumluluğudur.
  6. İnternet için kurulan altyapılar şeffaf olmalıdır. Bu sistemler için kullanılan donanımsal ve yazılımsal teknolojiler ile bu yapıları kuran veya işleten, özel veya kamusal kuruluşlar kullanıcıların denetimlerine açık olmalıdır. Şeffaflık yurttaşın temel hakkı, kamusal düzenleyici ve hizmet sağlayıcıların ödevidir.
  7. Kullanıcıların seçimlerine saygı, İnternetin hem sosyal açıdan hem de teknik açıdan özgürce gelişebilmesi için ağ tarafsızlığı, altyapı ve hizmet sağlayıcılar için zorunlu bir ilkedir. Ağ tarafsızlığı, altyapı ve hizmet sağlayıcılarının farklı içerik ve uygulamalar arasında ayrımcılık yapamayacağı anlamına gelir. Ayrıca kullanıcının her ekipmanı, içeriği ve hizmeti, hizmet sağlayıcının herhangi bir müdahalesi olmadan kullanabilmesini mümkün kılar. Tarafsız internet erişimi her kullanıcının hakkıdır.
  8. İnternet bugün, düşünce ve ifade özgürlüğünün gerçekleştiği öncelikli iletişim alanı haline gelmiştir; aynı şekilde, müdahale edilmeden, sansürlenmeden bilgi edinme ve haber alma hakkının özgürce kullanılabildiği en önemli platformdur. Dahası, internet herkesi bir yayıncı haline getirmekte, bu yönüyle iletişimi demokratikleştirmekte ve kamu yararının ortaya çıktığı ayrıcalıklı iletişim ve etkileşim platformuna dönüşmektedir. İşte bu yüzden, internetin evrenselliği, bütünlüğü, açıklığı ve çok sesliliği korunmalıdır.
  9. İnternet insanî etkileşim ve sosyal ilişki için temel bir platform haline gelmiştir. Bu durum, internet erişimini en az seyahat özgürlüğü kadar temel bir insan hakkı haline getirmektedir. Bugün bir insanın seyahat özgürlüğü engellenemeyeceği gibi, internet erişimi de engellenemez.
  10. İnternet, sadece iletişim alanı değildir; o bir etkileşim alanıdır. Bu da interneti örgütlenme özgürlüğünün aslî parçası haline getirmektedir. İnternet bugün insanların örgütlenmek, demokratik biçimde katılımda bulunmak, tepki ve protestolarını demokratik olarak ifade etmek için kullandıkları en önemli platform haline gelmiştir. Bu yüzden internete erişim hakkı, örgütlenme hakkının aslî bir parçasıdır ve kısıtlanması demokratik hakların ihlali demektir.
  11. İnternetin gayri-merkezi, tarafsız, sınır-aşan ve etkileşimli doğası, onu düşünce, ifade, bilgi edinme ve haber alma özgürlüğünün temel parçası kılmaktadır. İnternete devlet denetimi ve gözetimi, ifade ve örgütlenme özgürlüğünün önündeki en büyük engellerdir. Özgür ve sınırsız bir İnternet her kullanıcının hakkıdır. İnternet erişim hakkının korunması, temel haklar olan düşünce, ifade, bilgi edinme ve haber alma özgürlüğünün korunmasına sıkı sıkıya bağlıdır. Dünyayı izleyebilen, kendi adına seçimler yapabilen geniş görüşlü fertler olabilmek için sınırsız ve özgür internet erişimi elzemdir.
  12. Düzenleyici yasalar, sansür ve yasakları değil, hak ve özgürlükleri öncelemelidir. Suçla mücadele, çocuk ve aileyi korumak, terörizm gibi konjoktürel, muğlak, evrensel olmayan sebeplerle gerçekleştirilen erişim engellemeleri, kelime yasakları, merkezi filtrelemeler vb. yasak ve yaptırımlar sansürdür. İnternet‘te sansür İnternet kullanıcılarının bilgiye erişim hak ve özgürlüğünü ihlal eder. Sansürsüz İnternet her yurttaşın hakkıdır.
  13. İnsanlar şeffaf yasal zorunluluklar olmadığı sürece İnternet ortamındaki faaliyetleri nedeniyle kimliklerini açıklamaya zorlanamazlar. Anonim olmak her kullanıcının hakkıdır. Temel bir hak olan mahremiyet hakkı internet üzerinde yasal güvence altında olmak zorundadır.
  14. İnternet kullanıcılarının kişisel verilerinin gizliliği esastır. Kullanıcılar, bu verilerinin hangi amaçlarla toplandığı ve nasıl kullanıldığını bilmek, buna itiraz etmek, kişisel verilerinin silinmesini, yok edilmesini istemek hakkına sahiptir.

Bildirgeye İmza Veren Sivil Toplum Kuruluşları

  • Alternatif Bilişim Derneği
  • İnternet Derneği (ISOC-TR)
  • İnternet Teknolojileri Derneği (İNETD)
  • Linux Kullanıcıları Derneği (LKD)
  • Pardus Kullanıcıları Derneği (PKD)
  • TMMOB Bilgisayar Mühendisleri Odası (BMO)
  • TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası (EMO)
  • Türkiye Bilişim Derneği (TBD)

Kaynak: https://www.internethaftasi.org.tr/2025/internet-kullanici-haklari-bildirgesi/